Fix Menü Nedir? Bir Günün Hikayesi
Bir Düş, Bir Hayal Kırıklığı
Geçen hafta Kayseri’nin o huzurlu, sakin havasında bir kafede otururken, karşımdaki menüye göz attım. Hava soğuktu, ama içerisi sıcacık ve sessizdi. O kadar keyifliydi ki, kendimi kaybetmişim, sıcak kahvemi yudumlarken birden gözüm “Fix Menü” yazan bir kutuya takıldı. Ne olduğunu bilmediğim ama ismiyle ilgimi çeken bu terimi merak ettim. Ama ne yazık ki, o an fikrimde çok daha büyük bir soru vardı.
Birkaç gün önce, beklediğim bir yemek daveti vardı. O kadar heyecanlıydım ki! O davet, tam anlamıyla bir kurtuluş gibiydi. Sonunda, arkadaşlarımla bir araya gelip, o sıkıcı iş hayatından bir nefes almak istiyordum. Ancak davetin sonundaki “fix menü” ifadesi, işlerin hiç de istediğim gibi gitmeyeceğinin habercisiydi.
Davet sahibi, menüyü önceden seçmişti, yani herhangi bir değişiklik yapamayacaktık. O an, kafamda bir şeylerin eksik olduğunu hissettim. Bir restoranda özgürce seçim yapabilmek, en basit hakkım olmalıydı, değil mi? Ama hayır, fix menü vardı. Kafamda beliren o soru şuydu: Fix menü nedir ve neden bir restoranın özgür seçim hakkını elimizden alır?
Bir İhtimal: Hayal Kırıklığı ve Umut
O günün akşamı, mekanı seçen arkadaşımın çok fazla detaya girmediğini fark ettim. İşin aslı, fix menü hakkında fazlaca bir bilgisi yoktu. Ama ben o kadar heyecanlıydım ki, yemekte ne olursa olsun keyif almayı düşünüyordum. Ancak yemek geldiğinde… hayal kırıklığına uğradım. Bu benim istediğim yemek değilmiş gibi hissettim. Menüyü seçen ben değildim, o yüzden de tercih ettiğim tatları bulamadım. O yemek bana yabancıydı, bana uymuyordu. O kadar çok şeyin eksik olduğunu hissettim ki, “fix menü”nün aslında hayatımda bana sunulmuş bir metafor olduğunu düşündüm.
Fix menü, bir bakıma bize neyi alıp almayacağımızı değil, neyi almak zorunda olduğumuzu gösteriyor. Bir restoranda menüdeki seçenekler arasında özgürce gezinebileceğiniz zaman, farklı tatlar deneyebilir, heyecan duyabilirsiniz. Ama fix menüde seçenekler kısıtlanır ve bir anlamda hayatın size sunduğu fırsatlar da daralır. O akşam da öyleydi. Gerçekten yemekle ilgilenmekten çok, neden bu kadar kısıtlanmış hissettiğimi düşündüm.
Şimdi Ne Olacak?
Bir sonraki gün, akşam yemeği için yine dışarı çıkma planım vardı. Ama bu sefer biraz daha dikkatliydim. Fix menüye karşı içimdeki o tedirginliği bir kenara koymak istedim. Ve o gün, doğru yer ve doğru yemekle karşılaştım. Evet, yine fix menü vardı ama bu sefer farklıydı. Yemekler bir şekilde beni mutlu etti. Gönlümdeki kırgınlıkları, huzurlu bir akşamla unuttum. Yavaşça o kısıtlı seçimler, aslında bana daha fazla huzur getirebilirdi. Zihnimde, “fix menü”nün bir seçenek değil, bir tesadüf olduğunu kabullendim. O akşam, hayatımın kontrolünü bırakıp teslim oldum.
Hayatta bazen, seçimlerinizi yapmanız gerekiyor. Ama bazen de, karşınıza bir fix menü çıkar ve sizinle hiç ilgisi olmayan bir yolda ilerlemek zorunda kalırsınız. Bu, o anki duygularınıza ve bakış açınıza göre değişir. Fix menü, bazen bizi rahatsız etse de, diğer zamanlarda kabul edilebilir bir seçenek haline gelebilir.
Sonuç: Fix Menü ve Hayat
“Fix menü” sadece bir restoran terimi değil. Onu, yaşamımızda da görüyoruz. Hayat bazen bize seçenekler sunmaz, sadece bir yol açar ve biz o yolda ilerlemek zorunda kalırız. Ama bu, her zaman kötü bir şey olmayabilir. O yolda farklı lezzetler bulabiliriz, belki de o an sadece kabullenmek gerekir.
Kayseri’nin o güzel kafesinden gelen manzara, bana şunu hatırlattı: Hayat, bazen neyi seçeceğimizi bilmeden sürükleniyor. Ama her şeyin sonunda, o fix menü de bir anlam taşıyor. Belki de gerçekten sevdiğiniz bir tat bulacaksınız, kim bilir? Fix menülerin sonu, bazen istediğimizden daha tatlı olabilir.