İçeriğe geç

Atatürk heykellerini kim yaptırdı ?

Atatürk Heykellerini Kim Yaptırdı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış

Atatürk heykelleri, Türkiye’nin dört bir yanında şehrin simgeleri arasında yer alıyor. Her birinin ayrı bir anlamı, yeri ve tarihi var. Ancak, bu heykellerin kimler tarafından yaptırıldığı, ne zaman yapıldığı ve hangi toplumsal bağlamlarda varlık gösterdiği soruları, sadece estetik değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla da şekilleniyor. Atatürk’ün heykellerinin kimler tarafından yapıldığını sorgulamak, tarihsel bağlamdan günümüzün toplumsal yapısına kadar bir dizi etkileşimi anlamamıza olanak tanıyor. Sokakta, toplu taşımada, işyerinde gözlemlediğim sahnelerle, bu heykellerin toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet ile ilişkisini incelemek, konuya daha derinlemesine bakmamızı sağlıyor.

Heykellerin Yükseldiği Toplumsal Bağlam

Atatürk’ün heykelleri genellikle onun Cumhuriyet’i kurma yolundaki liderliğini simgeler. Ancak bu heykellerin çoğu, özellikle 20. yüzyılın ortalarında, büyük şehirlerin meydanlarına yerleştirilen figürler olarak topluma sunulmuştu. O dönemde, heykellerin yapımı genellikle devletin, Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün ideallerinin simgesel bir gösterimi olarak planlanıyordu. Çoğunlukla, bu heykellerin yaptırılmasında askeri ve bürokratik erkek figürlerin, toplumun karar alıcı konumlarında bulunanların etkisi büyüktü. Oysa ki, Atatürk’ün devrimci fikirleri, tüm halkı, kadınları, gençleri, farklı kültürel kökenleri, dinleri kucaklayan bir anlayışı benimsemişti. Ancak, bu heykellerin çoğu, bu kapsayıcılıktan ziyade, hâlâ belirli toplumsal kesimlerin gücünü ve otoritesini simgeliyor.

Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Atatürk Heykelleri

Kadınların toplumdaki yeri, Atatürk’ün ideolojilerinden biriydi. O, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan, eğitimde fırsat eşitliğini savunan bir liderdi. Ancak, sokakta gördüğüm çoğu Atatürk heykelinde, bir erkeğin liderlik figürü olarak temsil edilmesi, hala kadınların görsel temsiline dair bazı sınırlamaları gösteriyor. Kadınlar, bu heykellerde sadece Atatürk’ün idealleriyle örtüşen bir sosyal konumda var olabiliyor, ama birebir, heykellerde kendi kimliklerini yansıtan bir figür olarak öne çıkamıyorlar. Toplumun her kesiminden insanlar heykellere bakarken, belki de kadınlar olarak kendilerini yansıtan bir figür görmekten ziyade, “erkeklerin” yöneticiliği ve “erkek” bir heykelin simgelediği gücün hâkimiyetini hissediyorlar.

Sokakta yürürken, etrafımdaki kadınların, toplu taşımada karşılaştığım arkadaşlarımın bu heykellere nasıl baktığını gözlemliyorum. Bazı kadınlar, Cumhuriyet’in kazandırdığı hakları hissetseler de, yine de toplumsal ve siyasal simgelerin çoğunda hala erkek egemen bir yapının baskısı altında hissediyorlar. Bu bağlamda, heykellerin yapılma biçimi de kadınların temsili konusunda eksik bir tablo sunuyor. Bu heykellerin sadece erkekleri temsil etmesi, kadınların toplumsal eşitlik mücadelesine dair eksik bir yansıma olabilir.

Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi

Toplumun farklı gruplarının Atatürk’ün heykellerine bakışı, onların tarihsel ve toplumsal deneyimlerinden büyük ölçüde etkileniyor. Etnik çeşitliliğin fazla olduğu İstanbul’da, sokakta bir grup insanın heykellere bakışları bambaşka olabilir. Kürtler, Aleviler, Sünniler, Türkler… Her biri Atatürk’ün devrimlerinin kendilerine nasıl yansıdığına dair farklı deneyimlere sahip. Atatürk’ün yaptığı reformlar, çoğu zaman daha “modern” ya da “ulusal” bir kimlik inşa etmeye yönelikti; ancak bazen bu kimlik inşası, etnik çeşitliliği tam anlamıyla kapsamadı.

Atatürk heykellerinin yapım sürecinde, farklı toplumsal grupların bu heykellerle kurduğu bağ da çok önemli. Kimleri, heykellerin Cumhuriyet’in getirdiği adaletin simgesi olarak görüyor, kimileri ise sadece “egemen güç” olarak temsil edilen bir figür olarak. Bu heykellerin kim tarafından yaptırıldığı sorusu, devletin toplumdaki farklı kesimleri ne derece dikkate aldığını ya da dışladığını anlamamıza da olanak tanıyor. Örneğin, işyerinde, okulda, toplu taşımada gördüğüm farklı sosyal sınıflar ve etnik kökenlere sahip insanların Atatürk heykellerine bakışları, onların toplumda ne ölçüde temsil edildiklerini ya da dışlandıklarını da gösteriyor.

Günümüz Perspektifinden Değerlendirme

Bugün, Atatürk heykellerinin yapıldığı döneme dair toplumsal yapı değişmiş olsa da, bu heykellerin yansıttığı toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet anlayışları hala güncel. Toplumun farklı kesimlerinin, erkek egemen toplumsal yapılarla ilişkilendirilmiş heykelleri nasıl algıladığı, onların Atatürk’ün devrimlerinden ne ölçüde faydalandıklarını anlamamıza yardımcı oluyor.

Özellikle gençlerin, sokakta, işyerlerinde, farklı sosyal mekanlarda Atatürk heykellerine bakarken içinde bulundukları toplumsal gerçeklik ile ne kadar ilişki kurabildiklerini görmek önemli. Bu heykellerin yapım sürecinin ardında yatan toplumsal yapıları sorgulamak, sadece tarihsel değil, aynı zamanda sosyal adalet, eşitlik ve çeşitlilik mücadelesinin devam ettiğini fark etmeye olanak tanıyor.

Atatürk’ün idealleri, toplumu birleştiren ve modernleştiren bir fikirler bütünüydü. Ancak, bu ideallerin görsel temsilleri olan heykellerin, bugün, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet konularında hala sorgulanabilir bir boyutu olduğunu unutmamalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
piabellacasino