İçeriğe geç

Allah’ın en sevdiği şey ne ?

Allah’ın En Sevdiği Şey Ne?

İzmir’in sıcak yaz akşamlarında, arkadaşlarla sahilde yürürken birden kafamda bir soru belirdi: “Allah’ın en sevdiği şey ne?”. Evet, garip gelebilir ama o an arkadaşlarımın sohbetiyle o kadar uyumsuzdu ki, bu soru beynime takılıverdi. Hepimizin kafasında bin bir türlü soru dönüp duruyor ama bazen tam da böyle bir anda, “Allah’ın en sevdiği şey ne?” gibi basit ama derin bir soru kafanıza yerleşir.

Beni tanıyanlar, sürekli espri yapan, her konuyu bir şekilde güldürmeye çalışan ama içten içe her şeyi çok fazla düşünen biriyim. Bir an düşündüm: “Bu kadar ciddiye almam mı gerek Allah’ın en sevdiği şeyini? Yoksa biraz da esprili yaklaşmam mı lazım?” İşte bu noktada, içimdeki mizahçı ve derin düşünür arasında bir çatışma başladı.

Ama siz de merak etmeyin, cevapları çok fazla ciddiye almayacağım, hem esprili hem de düşündürücü bir şekilde gitmeye karar verdim. Hem de Allah’ın en sevdiği şeyin ne olduğunu keşfetmek için eğlenceli bir yolculuğa çıkacağım!

İçimdeki Mizahçı: Allah’ın En Sevdiği Şey Biriyle Dalga Geçmek Mi?

Hadi itiraf edelim, her zaman ciddi olmak zorunda değiliz, değil mi? Bu dünyadaki her şeyin derin anlamlar taşıması gerektiğini düşündüğümüzde, biraz espri yapmaya da hakkımız olmalı. Yani, “Allah’ın en sevdiği şey ne?” sorusuna bakarken, acaba Allah da bizim gibi bazen biraz eğlenmek ister mi?

Mesela düşünün, sabah namazını kılarken, içimden bir ses “Hadi bakalım, sen ne kadar ciddisin, Allah seni izliyor!” diye fısıldıyor. Ben de bunu fark edince, biraz daha dikkatli olmaya çalışıyorum. Ama bir yandan da gülüyorum, çünkü kendi kendime “Allah sabah sabah bu kadar ciddiyet istemiyor herhalde!” diyorum.

Daha sonra, arkadaşlarımla bu konu hakkında konuşuyorum:

– Ben: “Allah’ın en sevdiği şey ne ya? O kadar da derin anlamlar aramaya gerek yok, bence Allah, biz gülümsediğimizde çok mutlu oluyordur.”

– Arkadaşım: “Vallahi bence Allah, biz çok da ciddiye almayalım istiyor. ‘Biraz rahat olun, dünyaya fazlasıyla asılmayın,’ diyor.”

– Ben: “Evet evet, belki de Allah, hayatı biraz da keyifli yaşayayım diyor. Hani, ‘Güzel gülelim, arada bir eğlenelim, sonra ciddiyetini yaparsınız’.”

İşte böyle bazen mizah ve ciddi düşünceler arasında bir salınım yapıyoruz. Ama belki de işin gerçeği biraz da burada: Allah, belki de bizi görmek için tüm bu dünyayı yaratırken, arada bir neşemizi ve rahatlığımızı görmek istemiştir. Kim bilir?

İçimdeki Derin Düşünür: Ciddiyetin Peşinden

Şimdi, bir de diğer tarafım var: İçimdeki derin düşünür, bana her zaman her şeyin anlamını çözmeye çalışır. Hani bazen eğlenmek de güzel ama, o anlamlı, doğru cevabı bulmalıyım. “Allah’ın en sevdiği şey ne?” sorusunun cevabı, belki de hiç tahmin etmediğimiz bir yerde saklıdır.

Bu soruyu biraz daha derinlemesine düşündüm. Belki de Allah’ın en sevdiği şey, bizim iyi insan olmamızdır. Yani, sadece neşeyle değil, samimiyetle, dürüstlükle, başkalarına yardım etmeye çalışarak. “Hayır, gerçekten insanlık, merhamet ve iyilik belki de Allah’ın en çok sevdiği şeydir,” diye düşündüm. Hani bazen küçük bir iyilik yaparız ya, ya da sadece birisine tebessüm ederiz. İşte o anlarda belki de Allah, bizleri çok seviyor.

Bir arkadaşımın iş yerinde zor bir günü geçirdiğini duyduğumda, ona yardım etmeye karar verdim. Hani bazen deriz ya, “Birisine yardım etmek, Allah’ın rızasını kazanmaktır.” Gerçekten, belki de Allah’ın en sevdiği şey, insanın karşısındakine karşı samimi ve yardımsever olmasıdır.

Ama tabii, içimdeki mizahçı buna hemen müdahale ediyor: “Tabii tabii, yardım et, ama bir yandan da kahve içip ‘Allah razı olsun’ diye gülüyorsan, işin içinden çıkamayız!” dedim.

– Arkadaşım: “Vallahi bazen sadece gülümsemek bile birinin gününü aydınlatabiliyor.”

– Ben: “Evet evet, bu da Allah’ın işidir herhalde. Bir bakmışsınız, gülümsemeniz size geri dönüyor.”

Komik Ama Derin: Sadece “İyi İnsan Olmak” Mı?

O kadar derinlemesine düşünmeme rağmen, sonunda düşündüm: “Hani bazen o kadar da ciddiye almamıza gerek yok, bir yandan da hayatı biraz hafife almak lazım!” Allah’ın en sevdiği şey, belki de sadece insan olma haliyle, her şeyin tadını çıkarabilmekte yatıyor. İnsanların birbirlerine karşı iyilik yapmaları, gülümsemeleri, birbirlerine destek olmaları… Belki de bu yüzden, Allah, insana olan sevgisini her halükarda gösteriyor.

Bir gün bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Hayatta ne olursa olsun, en çok sevdiklerimizi mutlu etmek gerekiyor. Birinin gülümsemesini görmek, bazen her şeyden daha kıymetli oluyor.” O an, içimdeki mizahçı ve derin düşünür arasında bir anlaşmazlık yoktu. Bazen ciddiyetle bazen de mizah ile insanlara dokunmak, Allah’ın en sevdiği şeyleri yapmamıza yardımcı oluyordu.

Sonuç: Allah’ın En Sevdiği Şey, Gerçekten Ne?

Sonuç olarak, Allah’ın en sevdiği şey ne? sorusunun cevabını bulmak, aslında hayatın kendisini biraz da eğlenerek ve derinlemesine düşünerek yaşamak demek. Bazen her şeyin anlamını çok fazla aramaya gerek yok. Ama bazen de her şeyin anlamını derinlemesine çözmek gerekiyor. Belki de en güzel cevabı bulmak, Allah’ın bizden istediği en önemli şeylerden biridir: Hayatın her anını dolu dolu yaşamak, başkalarına iyilik yapmak, gülümsemek ve samimi olmak.

Yani, belki de Allah’ın en sevdiği şey, bizi insan yapan bu doğal halleri, sevgi ve iyilikle birleştirebilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
piabellacasino