Addedilmesi Ne Demek? Günlük Hayattan Komik Bir İnceleme
Hayatımda her şeyin biraz karmaşık olduğunu hep düşünmüşümdür. İzmir’de, sıcaktan ter içinde, kahve içmeye çalışırken bir yanda her şey “çok basit” olmaya devam ederken, bir diğer yanda ben, arkadaşlarımla olan sohbetlerde kendimi hiç de basit hissetmem. Kafamda “addedilmesi” ne demek diye düşünürken, işin içine girmeye cesaret edemedim; ama bir şekilde bu kelime bana her şeyin karmaşıklaşabileceğini hatırlattı. Ve işte bu yazıyı yazma kararı, beynimdeki karmaşa ile başlayan bir serüvene dönüştü.
Addedilmesi Ne Demek?
İlk bakışta çok basit bir soru gibi gelebilir: “Addedilmesi ne demek ki? Bu ne ya?” Ama durun, biraz derine inelim. Addedilmesi, aslında Türkçe’de genellikle “bir şeyin eklenmesi” anlamında kullanılan bir kelime. Burada, ekleme işine dair çeşitli senaryolar hayatımıza girebilir. Evet, doğru duydunuz, kelime bile birdenbire hayatımıza giriveriyor ve olayları daha da ilginç hale getiriyor.
Eklenmesi; tabii ki kulaklarımızda bir saksı kadar basit, fakat pratikte; her şey, hiçbir zaman, öyle olmayabilir.
Mesela, bir sabah kahvaltısında eklenen “ekstra bir dilim peynir”, bir şekilde kahvaltıyı iyileştirebilir mi? Tabii, eklemenizi “addedilmesi” ile bağdaştırabilirseniz, oldukça anlamlı bir eyleme dönüşebilir. Ama gelin bir an durup düşünelim. Eklenen her şey gerçekten “ekstra” mıdır?
Günlük Hayatta “Addedilmesi”nin Komik Yansımaları
Bazen kelimelerin anlamını bir kenara bırakıp, sadece nasıl bir etki yaratabileceğini düşünmek gerekir. İzmir’de, sıcak bir yaz akşamı… Arkadaşlarla bir sahil kenarında oturmuşuz, herkes yine bir şekilde “içimi dökmek için” yeni bir konu açıyor. İşte tam o an, bir arkadaşım “Bence, şu an buna addedilmesi lazım” dedi.
Herkes bir an durdu. Bir anda ortamda yüksek sesle, şüpheyle bir “addedilmesi” ne demek diye düşündük.
Diyalog Anı:
Ben: “Hadi ya, addedilmesi? Ne gibi ekleme yapılması gereken bir şey var?”
Arkadaşım: “Ya mesela şu an aldığımız pizzaya bir dilim daha peynir eklesek, işte o zaman gerçek anlamda bir lezzet patlaması olur. O da addedilmesi işte!”
Ben: “Peynir dedin de, eklenen her şeyin kaliteyi artırması gerekmiyor, bazen fazla fazla eklenen şeyler… hmmm, biraz sinir bozucu olabilir.”
Arkadaşım: “Ama işte bazen ekstra peynir de hayatı güzelleştirir.”
Ben: “Ekstra peynir mi? O zaman ben de ekstra ‘bence hayatı biraz daha fazla düşünme’ eklemek istiyorum!”
Ve işte o an, günlük yaşamın içine bir anlamda eklenen “addedilmesi”, işte böyle mizahi bir şekilde kendini gösterdi. Gerçekten de bazen fazla düşünüp her şeyi “ekleme” dürtüsüyle yaklaşmak, işleri karmaşıklaştırabiliyor.
Her Şeyin Ekstra Olması Gerekmiyor!
Addedilmesi, aslında anlamını taşırken, bazen de fazladan bir şey eklemeye olan tutkumuzu bize gösteriyor. İster pizzada olsun, ister yaşamın küçük detaylarında; bazen fazladan eklemeler, işlerimizi karmaşıklaştırabilir.
Yani, pizza örneğinden yola çıkalım. Bir dilim peynir, tamam; fazladan bir şey ekleyelim, pizzayı daha iyi yapabiliriz. Ama bir dilim peynir de, başka bir mesele. Fazla peynir, pizzayı sarmak yerine o kadar eklenmiş olur ki; insan neyi yediğini unutabilir! Kafanıza takılmasın, fazla düşündüm demin…(Ağır komiklik!)
İç Ses:
“Hayatımda hep bir şeyleri eklemeyi düşünüyorum; hatta yeni bir hobi bulduğumda bile sanki ekstra bir şey var diye düşündüm. Hatta bazen fazla düşünüp, tüm eklemeleri heba ediyorum. Mesela dün gece kafama takılan başka bir soruyu eklemeye karar verdim ve sonuç mu? Bir hiç.”
Sonuç: Addedilmesi, Sadece Bir Ekleme Değil
Yani, hayatın içine biraz mizah, biraz fazla düşünce, biraz “addedilmesi” karıştırdığınızda, aslında fark ettiğiniz şey şu oluyor: Bazen eklemek yerine, olanı olduğu gibi bırakmak gerekebilir. “Addedilmesi” belki de sadece bir dilim peynirin yerini almakla kalmaz, bazen zihnimizin karmaşasına eklenen fazlalıklara da dikkat etmemiz gerekir.
Eğer her şeyin her anında ekstra bir şey eklemeye çalışırsanız, bazen en basit şeyler bile karmaşıklaşır. Hadi ama! Bir dilim peynir bile fazlasıyla iyi olabilir.
O yüzden, yaşamın tadını çıkarın, fazladan bir şey eklemek zorunda değilsiniz.